Kategoriler
Genel

Sokak Sözleri

Kendini istediğin kadar büyük göre bilirsin
Sadece Benim Gözümün Gördüğü Kadarsın
Daha Fazlası Yok..

Bugüne Kadar Hiç Akıllıca Bir şey Yapmadım Ben
Seni Bile Deliler Gibi Sevdim..

O Gemi Bir Gün Gelecek Demeyi Bende çok isterdim
Ama O Gemi Gözümün Önünde Battı..  

Herkes Fazlasıyla Sevmiş
Ben Eksikleriyle Sevmiştim Oysaki..

Sormadan Gelenler
Seni Yormadan Gitmezler..

Ayak Bileklerine Tak ki Beni
Atmış Olduğun Her Adımda Dolanayım Sana..

Neyi çok istemişsem
Olmamaya Yemin Etmiş Sanki..

Hiç Susulacak Gibi Değilsin
Ama ne Demeye Kalksam içimde Kalıyor..

Denerim Olursa Olur
Olmaz ise Rakıya Bahane Olur işte
illaki Olur Bir şeyler..

Zaman geçsin diye bekle, Zamanı gelsin diye bekle 
Anlatmak için bekle, Anlaşılmak için bekle
Bulmak için bekle, Bulunmak için bekle
Buluşmak için bekle, Başlasın diye bekle
Bitsin diye bekle, Sabahı bekle , Geceyi bekle ,
Baharı bekle , Yazı bekle , Yarını bekle,
Yeni yılı bekle . Daha iyisi için bekle,
Daha yenisini bekle . Sabırdan bekle,
çaresizlikten bekle , Panikle bekle,
Vazgeçerken bekle, Plan yap bekle,
Hayal kur bekle, Değişsin diye bekle ,
Dönüşsün diye bekle , Bir bekle, iki bekle.
Hayat geçsin önünden Geçip gitsin
Sen bekle..

Bizi Çıkmayan Sokaklara Salıp
Yolun Açık Olsun Dediler..

Başını Alıp Gidecekmiş Buralardan
Şu Dakikadan Sonra
Anca Başını Alır Gider Zaten..

Bu Kadar Yaşananlar
Tıpkı Bir Ecel Gibi..

Sokak çocukları
Çok Gülüp Az Mutlu Olan insanlardır..

Gidiyorum Diye Bilecek Kadar Cesaretliysen Eğer
Siktir Git Diyecek Kadar Açık Sözlüyüm Ben..

Her Umut Veren Sevilmez Dostum
Her Huzur Veren Sevilir Ama..

Haksızlıklara Asla Boyun Eğmeyeceksin
Sonuna Kadar Savaş..

Muhtaç Kalın Ulan
Geceler Boyu için için Ağlayan insanlara..

Tanınmak iyi Bir şeydir
Ama Kalite Bambaşka Bir şeydir..

Benim En iyi Arkadaşımdır Ayna
Ben Ağladığım Zamanlarda
O Asla Gülmez..

Ne Kadar Mutlu Etmeye Çalıştıysam
O Kadar Yalnız Kaldım Ben..

Elimden Bir şey Gelmiyor Deme
Avuçlarında Ne Dualar Gizlidir..

İnsan çok özleyince Kin Kusuyor Etrafına
Allah Kimseyi Özletmesin..

  • Ne olduğunu bilmediğim bir umudum var hala.
  • Olmuyor işte. Sen canını verecek kadar sevsen de, o sevmiyor.
  • Boğazıma kadar sen doluyum ben.
  • Herkesi teker teker hayatımdan çıkarmak istiyorum. Kimsenin sesine bile tahammül edemez oldum. Biliyor musunuz, en iyisi.
  • Takmıyorum dediğim ne varsa aklımın en üst köşesine atıyor, yalnız kaldığımda o köşeye gömülüp kendimi bin bir türlü düşüncelere boğuyorum.
  • O da seviyor gibiydi, bana öyle gelmiş. Gitti.
  • Hatırlanmaya değmeyen ne çok anı var.
  • Ben sana yaralarımı sardım da geldim. Senin yaralarını unutturmaya geldim. Ulan ben sana kalbim elimde geldim be. Bi gram sevmedin, helal.
  • Unutmak değil de, unutmak zorunda olmak göğüs kafesimi parçalıyor.
  • Seni yolda görsem bir şey yapmam öylece kalırım. Çünkü gülümseyemecek kadar kırgınım sana. Gözlerimi sana değdiremeyecek kadar çok kırgın.
  • Mesafeler diyorum, olmamalılar.
  • Gittiğim yol istediğim yere varmıyor.
  • Bazen herkesten kaçarsın da kalbinden kaçamazsın.
  • Aklıma zincir vuramazsınız.
  • Bazen az konuşurum, sen çok anla.
  • Dışardaki hayat, tren camından göründüğü gibi değil.
  • Mutluluğunuzu kadere yüklemeyin, mutluluğun peşine düşün.
  • Sonra sen kendi yolunu çizdin. Benim ilkokulda resmim zayıftı pek bir şey çizemedim.
  • Hepimiz çukurdayız, ama bazılarımız yıldızlara bakıyor.
  • Bazıları ağlayamayacak kadar çaresizdir.
  • Ben iç dünyama dönüyorum. Orada hayal kırıklığına yer yok.
  • Erkek adam “hatunum” der “hanımım” der. Helâlim der. Ne o öyle aşkitomlar, minnoşlar filan..
  • Hatalarını söylemediğimiz için, kendini kusursuz sanan insanlar var.
  • Biz kimseye ölmedik, kimsede bize bayılmasın.
  • Biz herkes gibi, tesadüfen çarpışarak aşık olmadık. Uğraştık. Çabaladık. Azer Bülbül misali “Başaramadık”..
  • Napcan bende böyle bi insanım.
  • Seviyorsan onunla herşeyini paylaşırsın bunun orospulukla ilgisi yok orospu para sever, sevdiğine dokunmayı değil..
  • Dokunamadığın birini özlüyorsan, özlediğin kalbine dokunmuştur çoktan.
  • Alarmım düne kurulu, her sabah sana uyanıyorum.
  • Mükemmel ilişki yoktur. Dengeli, hoşgörülü, uyum ve aşk içinde ilişki vardır.
  • Bir kalbiniz vardı, onu hatırlayın.
  • Yüreğimdeki duruşunu seviyorum.
  • Ne kadınlar sevdim, zaten yoktular.
  • Anlatabilmek, susmaktan geçer bazen…
  • Sen onlar gibi değildin, anlar gibiydin.
  • Senle aynı gökyüzünün altında yaşamak, bir direniştir.
  • Kar güzeldir ama güvendiğin dağlara yağmayana kadar…
    • Paramız olmadan da çok şey aldık. Edep aldık, gönül aldık, ibret aldık..
    • Rüzgar sert esiyorsa bırak söğüt düşünsün çınara bir şey olmaz..
    • Senin yaptığın atar, benim canıma can katar..
    • Ben gülümsemeyi sokak cocuklarından öğrendim, ondandır kirlenmiş bir yüzün içinde parıldayan gülüşlerim..
    • İnsanlar seninle konuşmayı bıraktıklarında, arkandan konuşmaya başlarlar.
    • Bir şeylerin yoluna girmesi için, her şeyin ”raydan” çıkması gerekir bazen..
    • Umuda giden yolda otostop çeken yavşaklar var.
    • Bırak imkansız kalsın..
    • ”Peki” dersin bazen, inandığın için değil tükendiğin için…
    • Yufka yürekliyiz dedik kıymalı börek yaptılar be kardeş.
    • Benim siyahımda zararımda kendime, ben herkese renkli kendime Siyahım..
    • İnsanlara bişeyler anlatmak buğulu cama yazı yazmaya benzer. Özenle yazıyorsun apaçık belli oluyor anlattıkların, sonra silinip gidiyor..
    • Şöyle de bir gerçek var; Kalbimizin attığı kadar, içimize atıyoruz her şeyi..
    • Hadi muhattap olmayın daha fazla benle… Faydam kalmadı zararım dokunur. Şimdiden dönün bu yoldan ettiğiniz kar yanınıza kalsın üstüde sizde kalsın..
    • Benimde ağır gelecek cümlelerim var ama, söyleyecek kadar acımasız kalbim yok..
    • Mezarlıktan bir farkımız kalmadı… İçimizde ölen ölene, feryat figan..
Kategoriler
Genel

Recep İvedik Sözleri

Sen suya düşsen hiç batmazsın biliyo musun. Neden, çünkü senin tipin kayık.

 

– Testesteronlarım!

 

– Bu ne saçma hayat, bu ne serkeş hayat, bu ne dingil hayat ya? Bu ne kopuk hayat, bu ne manyak yaşam tarzı ya, bu ne bohemi ya?

 

– Salih abi, bana bi yolluk yap.

recep ivedik sözleri ile ilgili görsel sonucu

– Akülü araba mı bu?

 

– Gonuşma lan!

 

– Kadının yaşı, erkeğin maaşı sorulmaz koçuum. Biraz yol yordam öğren dingil!

 

– Sende sinsilik var yanıma 5 metreden fazla yakalaşma!

 

– Senin içine bi’ şey kaçmış yavrum, ortasında “i” harfi var.recep ivedik sözleri ile ilgili görsel sonucu

Agresifim, kompleksliyim amma perdelerimi kaldırınca da kedi gibi bir insanım.

 

– Emeeel yahtın beni emel 35 yıldır goruduğum şeyi aldın benden.

 

– Ekinler baş vermeden kör buzağı topallamazmış.

recep ivedik sözleri ile ilgili görsel sonucu

– Hocam sana gafam girsin.

– Hepimiz kalorilerimizi yakalım, göbeklerden kurtulalım.

 

– Artık her şey eskisi gibi olacak. Başa dönmenin zamanı geldi.

 

– Bu internet aleminde çoh garı gız var diyolar doğru mu?

recep ivedik sözleri ile ilgili görsel sonucu

– Lan ikiz dingiller, o dilini gopartırım senin.

 

– Problem nedir gardaş? Hıı Takaşi Hiroşi Mahat hı. Nedir la sizin derdiniz geldiniz burda artislik mi yapıyonguz?

 

recep ivedik sözleri ile ilgili görsel sonucu

Aç şu camı mamı, bu ne kokuyo, apuş arası kokuyo resmen ya.

 

– 2 Haftada bir hijjenik mendille temizlicem.

 

– Gusam mı hocam?

recep ivedik sözleri ile ilgili görsel sonucu

– Nedir senin derdin arkadaşım? Kafan mı iyi anlamadım ki!

 

– Agrasifim, kompleksliyim

 

– Orama goma burama go.

 

+ Abi bu bi aşk filmi, bi kadınla erkeğin arasında geçiyo.

– Başka neyin arasında geçicek, dingil!

 

– Sen deliysen ben de deliyim.

recep ivedik sözleri ile ilgili görsel sonucu

– Selamün aleyküm Osman gardeş. Bizim buu anten yayını kesti de bi vcd verdi ona devam edelim.

 

-Uyudum sandın değil mi buhoo buhoo..

 

– Kan görüyorum hocam vahşet görüyorum şakak kemiğinden girmiş levye görüyorum hocam, levye hocam adamın şakak kemiğinden girmiş hocam.

recep ivedik sözleri ile ilgili görsel sonucu

Kategoriler
Genel

Özgür Bolat Sözleri

ÖĞRENME ARAÇTIR

 

Çocuklara karne hediyesi vaat etmek birçok açıdan sakıncalı.
İlk olarak karne hediyesi çocuğa “Okulda başarılı  olmak, kendi içinde değersizdir” mesajı verir.
Böylelikle öğrenme, amaç olmaktan çıkar, araca dönüşür.
Asıl amaç, hediyeye ulaşmak olur. Öğrenme değersizleşir. Bir insan, sadece öğrenmek için öğrenmelidir.
BAŞARI VE GELİŞİM

 

Hediye; hediyeye ulaşabileceğini düşünen çocukların motivasyonunu artırır ve çocuk sınıfını başarıyla geçer. Çocuk da aile de mutlu olur.
Ama aslında çocuk, başarıyı (karne hediyesi) gelişime tercih etmiş olur. Gerçek öğrenme ikinci plana atılır.
Örneğin; çocuk öğrenmesi zor olan işleri, başarısız olma korkusundan dolayı seçmez. Kolay işleri seçer. Başarıyı, gelişime tercih eder.

 

SÜRDÜRÜLEBİLİR MOTİVASYON

 

Karne hediyesi çocuğu motive etse de aile kendisini tuzağa düşürmüş olur.
Çünkü her sene hediyenin değerini arttırmak gerekir. Çocuk aynı değerdeki bir hediyeyle motive olmaz.
Her sene hediyenin değerini arttırmak da mümkün değildir.
Çocuk, hediye için değil de öğrenme  için çalışırsa, sürekli motivasyonu olur.

 

MOTİVASYON ÖLÜR

 

Karne hediyesi bazı çocukları kısa sürede motive etse de bazılarının da motivasyonunu tamamen kaybettirir.
Çünkü hediyeye ulaşamayacağını düşünen çocuklar, bir süre sonra çalışmayı bırakırlar.
Bu durumda çok da üzülmezler. Çünkü karne hediyesi çocuğa kötü not alma hakkı verir.
Aile bu durumda çocuğuna bir şey diyemez, çünkü çocuk, “İyi not alırsam hediye alacağınızı söylediniz. Ben hediye istemiyorum. Öyleyse kötü not alabilirim.” der.
Yani, kötü not alma hakkı otomatikman meşrulaşır.

 

BENİM İÇİN ÇALIŞ

 

İyi not almak ve sınıfını geçmek çocuğun sorumluluğundadır.
İnsanlar sorumluluklarını bir şey kazanmak için değil, değerlerinden dolayı yapar.
Aile karne hediyesi vaat ettiği zaman, çocuğa “Sınıfını benim için geçmelisin” mesajı verir.
Çocuğun sorumluluk alması engellenir. (Aslında not sistemi de yanlış bir sistem ama. Ona burada girmeyeceğim.)

 

YAPAY SEVGİ

 

Aile karne hediyesi vaat ederse ama çocuk kötü not getirse, hediyeyi alamaz.
Bu durumda aile çocuğa şu mesajı verir: Biliyorum sen tableti (karne hediyesi) çok istiyorsun. Benim bu tableti seni sevdiğim, seni mutlu etmek veya oğlum/kızım olduğun için almam gerekir ama almıyorum. Çünkü istediğimi yapmadın.
Böylelikle çocuk değersiz hissetmeye başlar.

 

NEDEN HEDİYE?

 

Peki, hediye zararlıysa, aileler neden hediye veriyor?
Çünkü okul çocuklarda iç motivasyon oluşturamıyor. Okullarda keşfetme ve öğrenme olmuyor.
O zaman aile bu tür dış motivasyon kaynaklarına başvurmak zorunda kalıyor.

 

NE YAPMALISINIZ?

 

Bu sene için çocuğunuza söz verdiyseniz, sözünüzü mutlaka tutmalısınız. Yoksa güven kaybedersiniz.
Ama diğer yıllar için çocuğunuzla konuşmalısınız.
Sizin için değil, kendisi için eğitim aldığını söylemelisiniz. Öğrenmeye odaklanmalısınız.
Ama bu tek başına yeterli olmaz. Okulların da aynı zamanda gerçek öğrenme ve keşfetme ortamı yaratması gerekir.
O zaman hediye vaadine gerek kalmaz ve evde yapay sevgi oluşmaz. Her çocuk gerçek öğrenmenin tadına varır.

insanlar yaklaşık 100.000 yıl avcılık ve toplayıcılık, 12.000 yıl ise tarım çağında yaşadı.

Son 100 yıldır da bilgi ve yaratıcılık çağında yaşıyor.

 

Yani, insanlık tarihinin %90’u avcılık ve toplayıcılıkla geçti. Doğal olarak da bu yaşam tarzına uyum sağlayan insan, bilgi çağında birçok sorun yaşıyor.

 

Çevre ile insan doğası örtüşmüyor. Bu da birçok çocuk yetiştirme sorununu ortaya çıkarıyor. Nasıl mı?

 

UYKU

 

Geçmişte gece korkmaları yoktu. Çocuk, anneyle beraber uyuyordu. Çocuk  her iki-üç saatte bir beslendiği için, insanoğlunun uyku döngüsü (derin ve hafif uyku) buna göre ayarlandı.

 

Çocuk ve anne, nefes aracılığıyla senkronize olduğu için, çocuğun beslenme saati gelmeye yakın, anne de doğal olarak hafif uykuya geçiyordu. Uyanıp, çocuğun emzirip tekrar yatıyordu. Uygarlık geldi, senkronizasyon bozuldu. Anneler yorulmaya başladı.

 

OYUN

 

Oyun sorunu yoktu. Çünkü kabilenin çocukları beraber oynuyordu.  Uygarlık geldi. Çocuklar binalara sıkıştı. Arkadaş bulamaz oldu. Yapay bir sistem olan oyuncaklar ortaya çıktı.

 

Çocuklar aileleriyle daha çok oynamak zorunda kaldı.  Aileler yorulmaya başladı. Halbuki çocuk etrafında başka çocuk bulsa, sorun olmayacaktı.

 

Çocuklar okulda başka çocuklar buldu ama bu sefer de beraber oyun oynama hakkı verilmedi. Böylelikle çocuk da bilgisayara yöneldi.

 

EMZİRME

 

Eskiden emzirme sorunu yoktu. Çünkü çocuk her zaman anneyle beraberdi. Hatta bu yüzden antropologlar, insan türüne ‘taşıyan tür’, diğer türlere ise ‘yuva kuran’ veya ‘yuvasız tür’ der. (Bu arada ağlama, sadece ‘taşıyan türlerde’ var.)

 

Emzirme bazen 2 ile 4 yıl arası sürüyordu. Uygarlık geldi. Emzirme sorunu ortaya çıktı. Anne çocuğu ile daha az zaman geçirir oldu. Yapay bir sistem olan emzik ve farklı besleme yöntemleri ortaya çıktı.

 

Gelişmiş toplumlar, çalışan kadını korudu ve ona çocuk hakları verdi ama gelişmeyen toplumlar kadını çocuğundan daha da uzaklaştırdı.

 

YEMEK YEMEME

 

Çocuğun 2.5 yaşında keşfetme isteği tavan yapar, hareketlenir ve her şeyin tadına bakmak ister. Doğa da geçmişte çocuk zehirli mantarları yemesin diye, yemek yeme dürtüsünü bu sürede azalttı.

 

Ama uygarlık gelince, bu mekanizma karşımıza ‘iki yaş sendromu’ (Terrible Two) olarak çıktı. Geçmişte çocuğu koruyan bu mekanizma, çocuğa zarar vermeye başladı. Çocuğa yemek yedirmek zorlaştı.

 

SOSYALLEŞME

 

Eski kabilelerde herkes birbirini tanıyordu. Kabilenin değerleri aynıydı. Uygarlık geldi. Ailenin çocuğu için arkadaş seçme kaygısı başladı. Çünkü uygarlık farklı sınıflar ve değerler doğurdu.

 

Erkekler babalarıyla ava gidiyor, kızlar ise anneleriyle toplamaya çıkıyordu. Aile birlikte çokça zaman geçiriyordu. Annelerin ve babaların, çocuk ile bağlanması doğal bir süreçti. Uygarlık geldi. Anne ve baba çocukla daha az zaman geçirir oldu. Çocukta yalnızlık duygusu başladı.

 

Eskiden insanlar sosyalleşirdi. Birlikte zaman geçirirdi. Uygarlık geldi. Sosyalleşme azaldı. Yapay sosyalleşme aracı, televizyon ortaya çıktı. Tüm yapay sistemler gibi bu da mutsuzluğu tetikledi.

 

GELİŞİM

 

Çocuk annesinin ve babasının yanında, hayatta kalma becerisi kazanırdı. Özgüvenli olurdu. Uygarlık geldi, okullar kuruldu. Okullarda beceri kazandırma durdu, bilgi kazandırma başladı.

 

Çocuklar gelişim ihtiyacını karşılayamadı. Oyunlara yöneldi. Sürekli seviye atlayarak sahte gelişim sistemleri oluşturdu.

 

ÇOCUK SAYISI

 

Eskiden aileler daha çok çocuk doğuyordu. Çocuktan tek beklenti yaşaması ve aileyle çalışmasıydı. Uygarlık geldi.

 

Aileler bir ya da iki çocuk doğurmaya başladı. Çocuktan beklenti arttı. Beklenti de çocuğu şekillendirme ihtiyacı doğurdu. Aile, ‘’Çocuğu öyle şekillendireyim ki başarılı olsun’’ demeye başladı. Şekillendirme ihtiyacı ile mutsuz çocuklar büyümeye başladı.  Sadece şekillendirme ihtiyacının üstesinden gelen aileler, mutlu çocuklar yetiştirebildi.

 

DOĞAL BÜYÜME

 

İnsanın doğal büyüme hızı arttı. Eskiden bir kabilede 1000 kişi varsa, bir sene sonra 1003 kişi oluyordu. Uygarlık geldi. Nüfus artışı giderek yükseldi. 1000 kişi varsa, bir sene sonra 1011-1020 olmaya başladı.

 

Besin ve yerleşim sorunu ortaya çıktı. Besin görünümlü yapay yiyecekler ortaya çıktı. İnsanlar doğadan uzaklaştı. Sağlık sorunları başladı.

 

MİKRO SİSTEMLER

 

Kısacası, insan doğası ile çevre savaşmaya başladı. İnsan, uyum sağlamadığı bir ortamda yaşamaya ve kendisiyle çatışmaya başladı.

 

Doğadan, doğal yapıdan ve kendi doğasından uzaklaştı.

 

Böylelikle çocuk yetiştirmek daha da zorlaştı.

 

İnsan elbette geçmişe dönemez. Geçmişe dönelim, de demiyorum. Ama insan doğasını anlamak iki açıdan önemli. Birincisi, insan doğasını anlamadan çocuktaki sorunları çözemeyiz. Anlamak, empati getirir.

 

İkincisi de uygarlık sınırları içerisinde, insanı anlayan sosyal politikalarla, insan doğasına uygun mikro sistemler ve alanlar oluşturmazsak, sağlıklı nesiller  yetiştirmek daha da zorlaşacak.

Kategoriler
Filozof Sözleri Genel

Benjamin Fıranklin Sözleri

Siz kafanızı büyük hayallerle doldurmaya bakın. Kafanız sonradan cebinizi parayla dolduracaktır.

Hayatınızı seviyorsanız, zamanınızı boşa harcamayınız; çünkü zaman hayatın kendisidir.

Hırs ve mutluluk birbirlerini hiç görmezler.

Evlenmeden önce gözünüzü dört açın, evlendikten sonra birini kapatın…

Kendi dişlerimin arasında olmasına rağmen kendi dilime hakim olamıyorsam , başkalarının diline nasıl hakim olabilirim.

Para ve insan arasındaki karşılıklı ilişki şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.

Hayatın en büyük trajedisi çok çabuk yaşlanmamız, ama çok geç akıllanmamızdır.

Çocuklarınıza dilini tutmasını öğretin. Konuşmasını nasıl olsa öğrenecektir.

En kötü öğretmen deneyimdir. Hep önce sınav yapar, sonra öğretir.

Küçük masraflardan kaçınmayın, bazen ufak bir delik koca gemiyi batırır.

Küçük işlerle uğraşanlar çoğu zaman büyük işleri göremeyecek hale gelirler.

Bilge bir insan, adil bir şekilde kazanabileceğinden, gösterişsiz bir şekilde kullanabileceğinden, neşeyle dağıtabileceğinden ve huzurla geride bırakabileceğinden daha fazlasını arzulamaz.

İnsanın cehaletinin farkında olması, bilgi yolunda atılmış büyük bir adımdır.

İyi kalpli insan, başkalarını haset ettirmemek için, kendisinde birkaç kusur bırakır.

Yapmak istediğin herşeyi düşünerek karar ver, verdiğin kararıda mutlaka gerçekleştir.

Üç kişinin bir sırrı saklamasının tek yolu, iki kişinin ölü olmasıdır.

Cahilin soru sorduğu görülmemiştir.

Paranın satın alacağından değil paranın satın alacağı insanlardan korkunuz!

Hepimiz cahil doğarız ama aptal kalmayı sürdürmek için çok çalışmak gerekir.

Erken yatıp erken kalkmak, bireyi sağlıklı, varlıklı ve akıllı yapar.

Madem ki bu zenginlikler senin, neden öteki dünyaya götürmüyorsun ?

Eline diken batmadan gül toplayamazsın.

Zaman büyük bir öğretmendir, ama ne yazık ki tüm öğrencilerini öldürür.

Yasalar örümcek ağına benzer, ancak küçük sinekleri yakalar. büyük sinekler, gözünün önünde onu delip geçer.

Geçici güvenlik için özgürlüğünü feda edenler ne özgürlüğü hakeder ne de güvenliğı.

Fotoğrafımın paranın üstüne konulmasına sevinmiştim ama birde onu göt ceplerine koymasalar.

Barış bile, büyük ücretlerle satın alınır.

Boş bir çuvalın ayakta kalması zordur.

Bir koyunum ve bir ineğim olduğundan beri herkes bana selam veriyor.

Tanrı, kendilerine yardım edenlere yardım eder.

  • Yeteneklerinizi gizlemeyin.Onlar kullanılmak için var.Güneş saati gölgede ne işe yarar ?
  • Hasımlarınızla savaş, komşularınızla barış içinde olun, ve bırakın her yeni yıl size daha iyi bir insan bulsun.
  • Eğitimli bir dangalak cahil olanından daha büyük bir dangalaktır.
  • Bir ev, beden için olduğu kadar, zihin içinde yiyecek ve ateş içermedikçe yuva değildir.
  • Büyük bir imparatorluk, büyük bir pasta gibi, en kolay uçlarından daraltılır.
  • Iyi bir vicdan sürekli bir noel gibidir.
  • Deneyim değerli bir okuldur, ancak, aptallar ondan başka hiçbir yerden öğrenmezler.
  • Yasalar örümcek ağına benzer, ancak küçük sinekleri yakalar. Büyük sinekler, gözünün önünde onu delip geçer.
  • En kötü öğretmen deneyimdir. Hep önce sınav yapar, sonra öğretir.
  • Dişlerinin arasında olmasına rağmen bazen kendi diline bile hâkim olamıyorsan, başkalarının söylediklerini önemsememelisin.
  • Özgürlükler nerede ise benim ülkem orasıdır.
  • Düşmanlarınızı sevin çünkü kusurlarınızı yalnız onlar açıkça söyleyebilir.
  • Zaman büyük bir öğretmendir, ama ne yazık ki tüm öğrencilerini öldürür.
  • Paranın değerini öğrenmek isterseniz, borç almaya çalışın.
  • Vücutlar yaşlansa bile bütün hastalıklar kesinlikle önlenebilir ya da tedavi edilebilir. Sonuçta da yaşam süremiz yüksek standartlarda uzatılabilir.
  • Bir koyunum ve bir ineğim olduğundan beri herkes bana selam veriyor.
  • Barış bile, büyük ücretlerle satın alınır.
  • Bilgiye yapılan yatırım en yüksek kârı getirir.
  • Acısız kazanç yoktur.
  • Kibir, bollukla kahvaltı yaptı, yoksullukla öğlen yemeğini yedi, rezillikle akşam yemeği yedi.
  • Zamanı geldiğini düşündüğünde oğlunu evlendir, kızını ise ilk fırsatta.
  • Tembellik o kadar yavaş hareket eder ki yoksulluk çok geçmeden ona yetişir.
  • Hayatı seviyor musun? Öyleyse zamanı çarçur etme, çünkü hayat ondan ibarettir.
  • Geçici güvenlik uğruna temel özgürlüğünü feda eden insanlar ne özgürlüğe ne de güvenliğe layıktırlar.[1]
  • Para her şeyi yapar diyen adam, para için herşeyi yapan adamdır.
  • Paranın satın alacağından değil paranın satın alacağı insanlardan korkunuz!
  • En sert kanun bazen en ciddi adaletsizliğe dönüşebilir.
  • Bir kızın kusurlarını öğrenmek için onu bir kız arkadaşına övünüz.
  • Boş bir çuvalın ayakta kalması zordur.
  • Deniz fenerleri bile kiliselerden daha yararlıdır.
  • İnsan isteklerinin yarısını elde ederse, üzüntülerini iki kat çoğaltmış olur.
  • Aşksız evliliklerin olduğu yerde evliliksiz aşklar meydana gelir.
  • İyi mazeretler bulmayı başaranların, başka şeyler başarabildiği çok nadiren görülür.
  • Görmek kolay, önceden görmek zordur.
  • Deney, okulların en gelişmişidir, o okulda aptallar bile bir şeyler öğrenir.
  • Demokrasi, iki kurtla bir kuzunun öğle yemeğinde ne yeneceğini oylamasıdır. Özgürlük ise tam teçhizatlı bir kuzunun oylamaya karşı çıkmasıdır.
  • Para ve insan arasındaki karşılıklı ilişki şöyledir: İnsan paranın sahtesini yapar, para da insanın.
  • Tanrı, kendilerine yardım edenlere yardım eder.
  • Herkesi kınamak ve herkesi övmek, akılsızların yapacağı bir şeylerdir.
  • Erken yatıp erken kalkmak, bireyi sağlıklı, varlıklı ve akıllı yapar.
  • Hiçbir ulus şimdiye kadar ticaret yüzünden mahvolmamıştır.

 

Kategoriler
Genel

Kanka İle İlgili Güzel Sözler..

Sayfamızda en güzel kanka sözlerini bulabilirsiniz..

Köpeklerin kardeşliği, aralarına kemik atılana kadardır. Mevlana

Deniz derindir durulmaz dostluk ebedidir unutulmaz.    

Gözünden akan yaşa ortak olacak kaç kişi var ki kardeşten başka…

Siz parası olana, kardeşim dersiniz. Biz adam olana!

Siz kardeş lafını altı harfe sığdırmışsınız biz ise yere göğe sığdıramıyoruz.

Belki bir iğne değildik ama bizde çok battık be kardeşim bazılarına.

Kardeşlik sadece kan bağı ile olmaz. Din bağıda kardeşliğe an açık örnektir…

Gerçek kardeş: ilk gözyaşını görür; ikinciyi yakalar, üçüncüyü durdurur.

Kardeşlik sözlerde biten bir cümle değil kalpte atan bir sevgi çemberi olmalıdır…

Devir öyle bir devir ki; annenden olmayana “kardeşim” demeyeceksin!

Kardeşlik: düşmesin diye tutmak kardeşlik: bırakamayacağını bilerek dayanmak…

Ruhumdan başka dostum olmadı ve derdimi dinleyen sadece gönlüm vardı.     

Bin damla umut serpilsin yüreğine bin umut dolsun günlerine. Bin bir hayalin gerçek olsun. 

Ayağım taşa takılsa bilirim düşmeme izin vermeyecek bir kardeş durur yanımda.

Kilometrelerce uzaklıklara gizlenmiş olsa da dostluğumuz aynı gökyüzünü paylaştığımız sürece dostuz!

Hiç kimse bir arkadaş kaybedecek kadar zengin değildir. Hele ben hiç değil. Affet beni dostum…

Baharın güneşi bahtına doğsun acılar kederler gönlünden uzak olsun. Tüm güzellikler ve mutluluklar senin olsun.

Kilometrelerce uzaklıklara gizlenmiş olsa da kardeşliğimiz aynı gökyüzünü paylaştığımız sürece biz kardeşiz!

Kardeşleri olmalı insanın, tıpkı bir liman gibi; ara sıra uğrayıp fırtına dininceye kadar koynunda saklanabileceğin.

En koyu mavilikleri avucuna, en içten mutlulukları gözlerine, en derin sevgileri kalbine bırakıyorum. Hep mutlu ol…

Dünya yalan kardeşim, dünya yalan! Var mı yalan dünyada baki kalan. Mal da yalan, mülk de yalan. Var biraz da sen oyalan.

Fani dünyanın baki padişahı değiliz. Biz parçalanmış gönül hırkalarını yamar dikeriz. Biz dostlarla ağlar dostlarla güleriz.

Sevginde ölçülü ol ey gönül, sevdiğin düşmanın olur bir gün, düşmanlıkta katı olma ey gönül, düşmanın dostun olur bir gün.

Rüzgârın kemanını çaldığı, damlaların cama vurduğu bir pencerede yatağına uzanıp da keşke dediğin tüm güzellikler gerçek olsun.

Ben dostun kokusunu uzak diyarlardan alırım ve onun gülüşünü nerde olsa tanırım. Ne mesafeler mesafedir dostunla ne de ayrılıklar hüzünlü.

Arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremezsin ama senin için her zaman var olduklarını ve seni düşündüklerini bilirsin.

Yürek umutlara gebe olduğundan beri, dostluklar ayrılıklara yenik düşmedi. Gönlümüz darağacındayken bile, küsüp dostlarımızı sevmeyi unutmadık biz.